Oğlumu Çok Özlüyorum

16 Ağustos 2009 12 Yorum

Sevgili anneler biliyorsunuz ben çalışan bir anneyim ve minik oğlum 5 aylık oldu. Bugünlerde kendimi çok mutsuz hissediyorum. Gün geçtikçe alışırım diye düşünüyordum ama gün geçtikçe daha çok özler oldum oğlumu. Çünkü gün geçtikçe büyüyor, bizimle olan iletişimi artıyor. Bakımıcımızdan çok memnunun Allah’a çok şükür. Şu da şöyle oluverseydi dediğim hiçbir şey yok. Fakat o bana akşamları “Bugün böyle yaptı annesi biliyor musun?” dediği zaman kahroluyorum. Herşeyine ilk o şahit oluyor. Bense yavrumdan uzakta. Komik gelecek ama kaç gündür ben evdeyken kaka yapmadı. Gündüz saatlerinde daha çok yapıyor. Kaka yapmasını bile özledim.

Bir sürü kitap okuyorum çocuk gelişimiyle ilgili. Hemen hepsinde bir çocuğa 3 yaşına kadar annesinin bakması gerektiği yazıyor. Anneanne, babaanne ya da bakıcıyla büyüyen çocukların gelişim süreçlerinin bir çok noktada sekteye uğrayacağı yazıyor. Her gün kafamda onlarca soruyla eve gidiyorum. Bakıcımız yani Ayşe abla çok tatlı ve gelişime açık bir kadın. Neredeyse benden fazla kitap okuyor. Akşam eve gittiğimde elimde çocuk gelişimiyle ilgili bir kitap gördüğünde “Bitir de ben de okuyayım.” diyor. Çocuk çıngırağını başına vursa onu bile söylüyor bana. Üstelik bunu benim anlamam imkansız olduğu halde. Yani herhangi bir kızarıklık vs yok, söylemese haberim bile olmaz ama yine de söylüyor. “Annesi çıngırağını vurdu yüzüne biraz ağladı.” filan diyor. Bu anlamda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Ama ben annesiyim. Şimdi çok küçük bir çok şeyi anlamıyor. Ya biraz büyüdüğü zaman Ayşe teyzeyi benden çok severse? Ya ona anne derse? Ben kahrolurum.

Daha da ileri gidelim. Çocuğuma çok iyi bir gelişim süreci yaşatmak istiyorum ya iki ayrı kişiyle (daha çok da Ayşe ablayla) büydüğü için istediğim sonuca ulaşamazsam. Bütün bunlar gece gündüz aklımda. Bazen uykularım kaçıyor.

Akşam eve gittiğim zaman başka hiçbirşeyle ilgilenmiyorum. Onu seviyorum, bol bol emziriyorum, ona ninniler söylüyorum, saçlarını okuşuyorum, koynumda uyutuyorum ondan sonra yatağına koyuyorum. Şimdiden çok ilerisi korkutuyor beni. Gün içinde onunla oyunlar oynayan ben değil Ayşe abla olacak. Parka ben değil o götürecek. Akşamları 2 saat görüyorum yavrumu, sabahları 2 saat. 24 saatin 4 saati yani :( Herşeyi benden çok onla paylaşacak.

Git gide iyiye değil kötüye gidiyor özlemim, dayanılmaz bir hal alıyor. Her gün damlaya damlaya çoğalan özlemim çağlayanlar gibi çağlamaya başladı. Konuşmaya başlayıp da “anne gitme!!!” derse ben nasıl giderim işe. Öyle güzel bakıyor ki yüzüme. Şimdi bile her sabah beni yolcu ederlerken gün içinde başka hibir vakit bakmadığı gibi bir bakış yerleşiyor yüzüne. Hüzünlü, ne olduğunu anlayamaz bir ifade.

Geçen akşam, ben işten geldim yavrumu Ayşe abladan aldım. Ayşe abla oğlumla vedalaşıyordu. “Hadi oğluşum yarın görüşürüz” dedi ellerini öptü. Tam kapıdan çıkarken dedim ki “Oğlumun en sevmediği yer kapının girişi olacak. Ya ben gidiyorum, ya sen. Oğlum bir benden ayrılıyor, bir senden. Kapı eşiğinden nefret edecek.”

Anneler ne düşüneceğimi ne yapacağımı bilmez bir hale geldim. Çalışmak zorunda olmaktan nefret eder oldum.

Siz nasıl üstesinden geldiniz Allah aşkına yazın bana. Biliyorum bir kaç kez aynı şeyi sordum size ve siz cevaplar yazdınız ama içim bir türlü huzura erişmiyor.

Bana ne önerirsiniz?
Suna.

Popülerlik: 5% [?]

12 Yorum to “Oğlumu Çok Özlüyorum”

  1. Fatma diyor ki:

    Sunacım sana daha öncede yazdım evet birazda içimdekini kısıtlamadan yazdım çalışma daha küçük demiştim.yine aynı şeyleri düşünüyorum kusura bakma ne olur fikrim bu.benim oğlum 21 aylık oldu ve dillendide artık.onu bırakmak içimi tarifsiz yakıyor.seni çok iyi anlıyorum hele birde konuşmaya başlayınca düşün olacakları.ben işe giderken her sabah AŞKIM ANNEM DİTME diye ağlıyor tabi bende ağlıyorum.çok zor seni anlıyorum.şimdi önünde iki yol var diye düşün birinden işe doğru gidiyorsun ve (sözde)oğluna gelecek hazırlamak için çalışıyorsun.yada oğluna doğru gidip onu kendin büyütüyorsun.hangisi seni en mutlu eder bunları düşün lütfen.evet için acıyor ve devam edecekde bu duygu hep böyle sürüp gidecek sadece zamanla daha az dile getireceksin.şunu tekrar söylemek istiyorum bu ülkede kazanacağın parayla gelecek kurtulmaz canım.bu benim fikrim.bu ülkede o kadar çok yolsuzluk varki.düşünsene senin benim kazandığımız para bazılarının bir akşam yemeğinde harcadığı paraya eşdeğer.işte bu yüzden biz bunları yaşamak zorundayız.lütfen bana kırılma benim düşüncelerim bunlar.ben memur olmasam birdakika durmam.sende geçinmek zorunda olmasan.sadece eşinin kazanacağı parayla geçinebiliyorsanız çalışma derim.sen sadece şartlarıdaha iyi hale getirmek için çalışıyorsanda çalışma.ama mecbursan yapacak bişey yok canım.dediğim gibi zamanla sadece daha az dile getireceksin bu halini.sevgiler canım üzülme olurmu?öptüm seni ve oğlunu…

  2. Eda diyor ki:

    Merhaba suna hanım.yazınızı okurken çok duygulandım.bende bir anneyim,çalışmıyorum ama inanın hissettiklerinizi çok iyi anlıyorum.çünkü çocuğuma ben bakıyorum 3 yaşında oğlum.babası bazen dışarı çıkarıyor 2-3 saat beraber takılıyorlar.ben oğlumun gelmesini dört gözle bekliyorum geldiğinde öpüp kokluyorum sonra babasına keşke göndermeseydim oğlumu çok özledim diyorum.bakıcı tuttuğunuza göre çocuğunuza anneanne yada babaanne bakmıyor,yani ücretli birini buldunuz yani maaşınızın çoğu ona gidiyor.kalan para evinize çok destek sağlıyormu? yani işten ayrılsanız ekonomik açıdan fazla zarar görürmüsünüz.tabi işinizin ne olduğunu bilmiyorum eğer kadrolu bir devlet işiyse kesinlikle ayrılmayın derim.allah sabır versin.oğlunuzda çok şeker,boncuk boncuk bakıyor öpüyorum onuda.

  3. İpek diyor ki:

    Merhaba suna anne.benim kızım 13 aylık ve ben 6,5 aylıkken anneanneye bırakmıştım kızımı.alıştım mı alışmadım aslında.her geçen gün zorlaşıyor.çünkü artık bana iyice düşkün oldu ve gitmemi istemiyor.o anneannesi ile oyalanırken ben kaçıyorum.gideceğimi anlayınca yapışıyor bana.öğlenleri anneme gidiyorum.gidişler çok güzel ama ayrılışlar zorluyor.yolda anne bebek göreyim gözlerim dolar imrenirim.işteyken acaba kızım ne yapıyor diye düşünürüm.aklım kalmıyor emin ellerde annem benden güzel bakıyor ama insan her anında yanında olmak istiyor.kızımla başbaşa hiç vakit geçirmiyorum ben.bi tek pazarım var.çalışan anne anneliğin keyfini süremiyor bu bir gerçek.ben de kızımla doyasıya vakit geçirmek isterdim,hasta olduğunda yanında olmak isterdim ya da ne bilim işe geç kalma derdi olmadan kızımla oynamak isterdim.ama yazın sıcakta kışın soğukta sabah anneanneye gidip akşam alınmak zorunda.akşam yemeklerinde bile birlikte yemek yiyemiyeceğiz belki de.çünkü akşam geç eve geliyoruz.çalışan anne çocuğu olmak zor.hayatın zorluklarıyla erken tanışıyorlar.ama yapacak birşey yok suna anneciğim.çalişmadan tek maaşla geçim çok zor.yarın öbür gün bebişlerimiz bizden bişey istediklerinde alamamak daha çok dokunur bence.çalışan anne olmak her açıdan zor.sabahtan anneanneye bırak işe gel akşama kadar çalış yorul.eve gel yemek hazırla topla ertesi güne yemek yap.bunun temizliği ütüsü çamaşırı var.eve işe eşe çocuğa heryere yetmek zorundaymışız gibi hissediyoruz kendiimizi.sonra ne oluyor kadınlar çabuk yıpranıyor. Yani Sunacığım aslına bakarsan alışmaktan başka çaremiz yok.kızım arkamdan ağlarsa ben de yolda ağlıyorum.ve biliyorumki büyüdükçe dillendikçe ayrılmak zor olacak.işin güzelliklerini görmeye çalışarak bu zorluğun üstesinden gelmekten başka yapacak bişey yok.akşamları onlara vakit ayıracağız.Allah yardımcımız olsun işimiz gerçekten çok zor.sevgilerr

  4. Serpil diyor ki:

    Suna hanım,
    Beni mahvettiniz sabah sabah kendimi zor tutuyorum.Bende çalışan bir anneyim alıştım sanıyordum ama işyerindeyim arkadaşlarıma görünmek istemiyorum şu an.
    Benim oğluma babaannesi bakıyor evet bazen ona anne dediği oluyor ama bu onu sevdiği babaannesinin ona sevgiyle baktığı anlamına geliyor benim için.Çünkü oğlumun bana olan sevgisi ayrı.O ikimiz arasında ayrımı yapabiliyor.Sizinkide yapacaktır.Hiç üzülmeyin. Bakıcınız eğitim konusunda ilgili olması çok iyi.Sadece bakayım süremi doldurayım demiyor demekki.Üzmeyin kendinizi bu kadar büyüdükçe oda herşeyi anlayacak,alışacak bu duruma.

  5. Suna diyor ki:

    Fatma hanım size neden kızayım ben zaten fikirleriniz yazın diye soru yazıyorum siteye. Eda hanım özel söktördeyim grafikerim ama maaşım koşullarım iyi. Bakıcuya ve yola verdiğim parayı çıktığım zaman 800 lira kalıyor geriye. Bu da aile bütçemizle ilgili ciddi bir rakam demek. Ben çalışmadığım zaman kiraydı faturalardı yetişmiyor. Yazın yine neyse de kışın 350 lira yakır parası veriyoruz. Çok ölçttüm, tarttım olmuyor. Hele şimdi küçük sıpamın masrafları da binnince çalışmak zorunda kaldım. Üçünüzü de katılıyorum çalışan anne olmak çok zor.

  6. Sevgi diyor ki:

    Bugünlerde oğlum için işten ayrıldığıma biraz pişman olur gibiydim sanki ama sunacım yazını okuyunca o günlerdeki hislerimi tekrar hatırladım. ben yapamadım. oğlumu geride bırakıp gitmeye dayanamadım içimde alevden bir top vardı benimde annem bakıyordu ama oğlum beni ilk aylardan beri tanıyordu, bensiz 1 dk durmuyordu. annem susturmakta zorlanıyordu. zaten sizin bebeğiniz bakıcıda durmasa bence çalışamazsınız. en azından emin ellerde olduğunu düşünüp içinizi rahatlatmaya çalışın. ama gün geçtikçe bebeğinize özleminiz ve çalışma mecburiyetine direnciniz artacak çünkü onun için çalışıyorsunuz. benim oğlum 2 yaşında bugünlerde bana sevgi anne diye bir seslenişi var demek istediğim şimdi bebekken daha kolay inan bana. allah yardımcın olsun.

  7. Suna diyor ki:

    Sevgi hanım oğlunuz için işten ayrıldığınıza neden pişman olduğunuzu yazar mısınız merak ettim. Çalışmak daha mı iyiydi yani? Bir de anladığım kadarıyla büyüdükçe daha çok zorlanacağımı söylüyorsunuz di mi?

  8. Seda diyor ki:

    Suna Hn. bende oğlumu 6 aylıkken ananesine bırakıp çalışmaya başladım. Şuan 3,5 yaşında ben evden çıkarken sabahları kaçıyorum resmen ondan çünkü asla bırakmıyor, ağlıyor anne ne olur beni bırakıp gitme diye bütün günüm berbat geçiyor stresli oluyorum oğlumun gerginliğini atamıyorum üzerimden bir türlü. Bazen isyan dercesine geliyorum ama etmiyorum şükrediyorum yinede ama gerçekten her an aklım onda. Allah yardımcımız olsun. Seni teselli edecek birşey bulamıyorum ancak içimizi dökerek rahatlayabiliryoruz işte. Öpüyorum kuzunu.

  9. İpek diyor ki:

    Tekrar merhaba suna annecim,evet büyüüdkçe zorlaşıyor inan bana.öğleyin anneme gittim gelmem zor oldu.arkamdan mızlandı kaçtım resmen.hepimiz maddi açıdan çalışıyoruz sanırım.yoksa kim istemez bebeğini kendi büyütmeyi.iş hayatı stress kaynağı.o stressle eve gidip yavrularımıza sarılınca günün yorgunluğunu atıyoruz.kabul yeni bir yorgunluk başlıyor.bazen gece yattığımda sırtım ağrıyor.sabahın 5 inde çamaşır topladığımı ya da ütü yaptığımı çok hatırlarım.çünkü yetişmiyor.1 yaşından sonra daha zor.bebeklik bitiyor çocukluğa geçiş başlıyor.anneye daha bağlanıyor.bunun bir formulu yok sanırım.yabancı ülkelerde doğum izni 18 ay bizde 4 ay.zor sunacım çok zorrrrr…..

  10. Sevgi diyor ki:

    Pişman olur gibiydim bugünlerde evet çünkü eşim 2 aydır yeni bir işte çalışıyor ve ne yazıkki 2 aylık maaşını henüz alabilmiş değil. evimiz yok kirada oturuyoruz ve tabi eve gelen tek maaşı bekleyerek 2 aydır zorlanıyoruz. benim gençkızlığım çocukluğum yokluklar içerisinde geçti o nedenle kriz dönemlerinde son derece tutumlu, sabırlı,israfsız ve eşimi motive edebilmek için morali yüksek biri olurum. alışkınım yani zorluklara, yokluklara. belki o nedenle CAN için işimden kolay fedakarlık ettim. gerçi yine de bin şükür daha kötü durumda olanlar var.

    Eşimin maaş alamamaktan dolayı morali bozuk olunca kendi kendime düşündüm en azından çalışıyor olsaydım belki bir parça rahatlardık diye. anlık bir düşünceydi ama yapamadım sunacım. sürekli kolik bir bebek düşün, durmadan ağlıyor, yediğini kusuyor, 10 gün iyiyse 10 gün hasta. ve bu dönemlerde özellikle hafta sonları benimleyken iyi oluyordu, hasta bile olsa toparlanıyordu , hafta içi ise berbat. ben belki 2 gözüm iki çeşme yine işe gitmek isterdim ya da bir süre daha idare edebilirdim ama eşim çalışmamı istemedi. 17 yaşımdan beri hiç durmadan çalıştım lise okudum çalıştım, üniversiteye gitim çalıştım evlendim balayı tatilinde bile başka bir yerde izne çıkan bir arkadaşımın yerine 15 gün çalıştım çalışmayı hem seven, hem de yorulmayan biriyim. ama oğlum çok zorladı. oğlumu 5 aylıkken anneme bıraktım 13 . ayın bitimine kadar çalıştım. küçükken çalışılıyor evet şu an iyi günlerin diyebilirim. biraz emeklesin, dillensin sen o zaman gör. şimdi oğlum 29. ayın içinde. yakın çevrem hep bebekli çalışan annelerle dolu bana çok şanslı olduğumu söylüyorlar. belki onlara öyle geliyor. bakıyorum, onlar da çalıştıkları için bebeklerine en kaliteli kıyafetleri ayakkabıları giydiriyorlar ben pazardan alıyorum hiçte üzülmüyorum çünkü bu benim tercihim maddi durumum o kadarına el veriyor. heralde eşim çalışmam yönünde baskı falan uygulasaydı şu an ruh sağlığım çok kötü olurdu hep onu suçlardım diye düşünüyorum. senin eşinin de senin fikirlerine saygılı biri olduğunu düşünüyorum. normalide bu zaten.

    sunacım, tanımadan, görmeden seni seviyorum. bizlerle paylaşıyorsun, hislerin çok ön planda, tam anlamıyla bir annesin sen. benim komşularım var çalıştıkları ve arkalarında ağlayan bir bebek bıraktıkları için hiçte mutsuz değiller aksine işten çıkıp kuaförde saç boyatıp eve öyle gidiyorlar.gamsız insanlar için hayat daha kolay sanırım. biz öyle değiliz. bence hislerim beni yanıltmazsa eğer, bir süre işine ara verip bebişinle doya doya bir 2-2.5 sene geçireceğini söylüyor. sonra kaldığın yerden devam edersin, edemezsen bile başka bir iş bulursun. zaman geçtikçe göreceksin, birkaç ay sonra gözlerinin içine içine bakacak, sana gözleriyle kal anne diyecek, gitme. hele konuştuğu zamanlarda hiç dayanamayacaksın. bende çalışmayı düşünüyorum,1 sene sonra kısmetse kendime göre iyi bir iş bulursam CAN kreşe gidecek, ben de işe. sevgilerimle. Allah meleğini ve seni her türlü kötülükten korusun.

  11. Duygu diyor ki:

    Ben ev hanımıyım ama sizi çok iyi anlıyorum çünkü bende çok duygusal herşeyi ince ince düşünen bi yapıya sahibim yaşam tarzınız çalışmayı gerektiriyor ise çalışmalısınız tabi olaya bu kadar duygusal bakmamanızı öneririm önce sağlık olsun hepimizin hayatları farklı farklı ayrı kulvarlarda bizde o hayata bişekilde boyun eğip alışıp yaşamak zorundayız siz hep bu piskolojide olursanız hastalanırsınız o zaman çocuğunuz ne olacak..önce kendinizi motive edin çocuk büyüdükçe anneyide bilir bakıcı ablayıda bilir sizin yeriniz hep ayrı olacak onda bunu unutmayın evet herşeyin yaptığı her hareketin yanında değilsiniz paylaşamıyorsunuz ama ne yapalım buda hayatın cilvesi sağlık olsunda bunlara katlanın çok daha kötü dertlere olaylara muzdarip insanlar var önce halinize şükredin akşamları hafta sonları çocuğunuzla doya doya vakit geçirin farklı çerçeveden alın yoksa çok yıpranırsınız

  12. Sevgi diyor ki:

    Merhaba suna inan kaç gündür seni düşünüyorum birşeyler yazıp yazmamakta çok kararsız kaldım nedeni yazıcaklarımın ana fikri şu olacaktı çalışma demem olucaktı ama maddiyattanda bahsettiğin için kelimelerin pekte önemi olmayacak diye düşündüm ama şimdi kararımı verdim sadece seninle kendi fikrimi ve kendi adıma nasıl düşündüğümü paylaşmak isterim.

    suna şuan durumunu çok iyi anlıyorum diyemem yalan olur çünkü çalışmıyorum önceden çalışıyordum sebebim ise kızım görüyorumki çok acı çekiyorsun ve bunu burdan ben bile hissediyor yaşıyabiliyorsam gerçekten sen çok üzgünsün ben sana şöyle yap böyle yap diyemem çünkü hassas bir konu ama kendimi anlatabilirim sende anlayabilirsin diye düşünüyorum.

    Suna benimde çok güzel işim vardı hem kendimi geliştirebileceğim hemde özgüven veren işler özel firmalarda güzel konumlarda sonrasında karşıma birdevlet dairesi güzel bir iş fırsatı geldi Ankaraya tekrar gitmemiz gerekliydi iş orda olucaktı eşimin işinden dolayı buraya gelmek zorunda kaldık ben yeni hamileydim ve eğer hamile olmasaydım inan Ankarada kalabilirdik sorun yoktu bebeğime kaynanamın bakma durumuda olmadı düzgün bakıcı bulabileceğimi hiç ummadım bile bebeğimin kimse gibi olmasını istemedim başkasının yetiştirmesi başkasının huylarına göre büyümesi bana göre olmadı bu annem dahi olsa böyle düşündüm kendim yetiştirmeliydim en azından 3 yada 4 yaşına kadar çünkü bende çok okudum senin gibi o zamanlarda bebek ne kaparsa bu yaşlarda alıyor herşeyi ilk 3 yaş önemli bebeğimin sevgi dolu olmasını istedim eşimde yanımdaydı bu konuyla ilgili çünkü annesi çalışmış gerçi kaynanam duyarsız bizlerle kıyaslayamam eşim 2 yada 3 yaşındayken 3 aylığına kardeşine bırakıp gezmeye gitmiş Almanyaya ve hala diyorki ayağıma böyle bir fırsat gelmiş kaçırırmıyım ama inan eşim bunu hala ona söyler anneci olmasına rağmen bu konuda kızar biz olsak hem çalışıyoruz madem böyle bir zamanı bebeğimizle geçirelim.

    diyeceğim şu ki ben kararımı hamileyken verdim inan şu durumumdan hiç memnun değilim evdeyim yalnızım bu şehir de yapılacak şeyler kısıtlı hafta sonu gezmesi sadece kendimi geliştiremediğimi düşünüyorum çünkü doğru düzgün insan göremiyorum bile eşimden başka, bazı arkadaşlarımız var benimde ama çok sık görüşemiyoruz bile çalışırken öyle olmuyor hem para kazanıyorsun hem hayattan geri kalmıyorsun hem istediğini istediğin zaman alıyorsun çocuğuna istediğin şeyleri alabiliyorsun ama burda şunu demek istiyorum senin istediğin şeyleri alabiliyorsun bebeğinin değilki!o bunları istemiyor o anne istiyor sesini duymak yanında olunmasını senin yüzünü ayak sesini duyması bile onun için güven onun için mutluluk istersen ona eski yırtık pırtık giydir hiç umrunda olmaz nasıl göründüğü farkında bile değilki ama sevgi farkedilir bişey sadece 3 yaş bukadar hayatının geri kalanında istediğin gibi çalış ben böyle düşündüm bende tekrar çalışmak istiyorum kızım 3 yaşına gelsin onu kreşe vereceğiz bende işe işte bu kadar evet bende çalışsam eve katkımda olacak bende şuanda isteklerime gem vurdum eşimden herşeyi istiyemiyorum çünkü belli kısıtlı bir bütçe kira elektrik vs.vs.vs.bir sürü masraf ama olsun ben bişey istemiyorum kızım şuan benimle çok mutlu herşeyine şahit oluyorum her anını doya doya yaşıyorum onun beni görünce yüzündeki mutluluk bana yeter kim kimi sabah sabah görünce kahkaha ve heycanla yüzüne güler ?uyandığında seni görmek isteyen bu kadar istekli kim olur ?ben hep bunları düşündüm doğumdan sonra tutturdum bir ara eşime ben illa çalışacağım diye onuda bunaltmıştım ama şimdi anlıyorumki iyiki çalışmıyorum iyiki, evdeyim ve bebeğimle çalışsaydım ileride çok vicdan azabı çekerdim nedenmi boşa geçmiş zamana onun her güzel anını kaçırdığım koskoca maddiyat için geçmiş zaman maddiyat az çok olur diye düşündüm ama kızıma benim gibi sevgi veren kimse olamaz….

    sunacım bu yazdıklarım benim düşündülerimdi bu verdiğim kararın öncesiydi ben şimdi herşeyi zamana bıraktım 3 yaşı bekliyorum bakalım herşeyin güzel olacağınada inanıyorum kendini çok düşünüp bunları hasta etme insan üzüntüden hasta oluyor biliyorsun Allah korusun sen sadece karar ver kendi kararın olsun çalış yada çalışma çalışmaya devamsa bu fikri kabullenmen lazım yoksa hergün üzülürsün bu verdiğin karardan.benim çalışmam gerekseydi mutlaka buda düşünülmüş bir karar olurdu yada güvenerek bırakabileceğim bir yer olduğunu düşünseydim çalışırdım belki bilmiyorum sadece diyorumya doğum sonrası depresyona girdiğimden bir ara o zaman tutturdum çalışmam diyen ben çalışacağım diye sonra gene düşündüm ve kararımı bu yönde kullandım seni rahatlacı şeyler olmadı belki yazdıklarım suna ,biliyorum amacım seni üzmek kızdırmak değil değişik bir bakış açısı sunmak
    sevgiler yakışıklıyı öp yerime sende kendine iyi bak.

Yorum Yazın